Yusuf Avcı

freelance grafik tasarım

Grafik Tasarım Ne İş Yapar?

Alaylı mektepli, işletmeci çalışan onlarca grafiker var. Çok deneyimli olanlar da var yeni yetişenler de.

Bir konuya açıklık getirmekte fayda var grafik ve grafik tasarımcı aynı şeydir. Biz tüm literatürü dışarıdan aldığımız için işin amerikancası ve alamancası bu tabirler.

Amerikan ve Avrupa reklamcılığı gibi ayrımlarda var. Japon, Çin, İskandinav, İngiliz, Alman, Fransız, Amerikan reklamcılığı gibi. Dilleri, inançları, kültürleri yaklaşımları çok farklı ekoller bunlar. Herşey sözle anlatılamaz herşey görselle anlatılamadığı gibi. Çünkü mevzu bazen anlatmak değil hissettirmektir.

Takip edenler, okuyanlar, araştıranlar zaten biliyordur ama bazı paylaşımlar saçmalamaya varıyor. Hele mesleğin ve sektörün ticari boyutunu, finansal sıkıntılarını acayip yerlere vardıran içerikler olunca yazma gereği duyuyor insan.

Bir reklamcı reklam düşünür, üretir ve onu satar. Bir grafikerin grafik üretip, sattığı gibi. Reklam ajansı ile grafik ofisi aynı şey değildir. Sanat yönetmeni ve kreatif yönetmen aynı şey olmadığı gibi.

Bir markanın öğelerini tasarlayınca, üretince marka danışmanı olunmaz. Markalama başka birşey kartvizit tasarlamak başka birşey. Kartvizit basmak ise bambaşka.

Sektörün bu durumda olmasının sebebi sizsiniz ve tabiki benim. Hepimiz üç kuruşa beş köfte sattık. Bazen günü kurtardık bazen kirayı denkleştirdik. Kimimizin ticari kaygıları kimimizin kredi kartı borcu vardı. Herkes kendince doğru bildiğini yapmayı değil ihtiyacını gidermeyi tercih etti. Sonucu hep birlikte yaşıyoruz.

Herkes topçu ama herkes süper ligde oynamıyor. Bizim ligimizden premier lig olmaz. Bunun olmaması için yüzlerce sorun ve faktör var. Aynı durum bizim sektörümüz için de geçerli. Lise, yüksekokul ve fakülte düzeyinde bu işin tanımı bile karmakarışık. Reklamcılık okuyup grafiker olmaya çalışanlarla dolu bir ülkede çalışıyoruz. Saçma sapan isimlerle ne yetiştirdiği belirsiz bölümlerde öğütüyoruz gençlerimizi.

Mesleki oryantasyon, denetleme zaten yok. Dernekler fasa fiso olmuş. Sektörel masturbasyonumuz kırmızı, kristal filan. Global yapılar zaten bizim ligimizden değil.

Yazamayan reklamcı, çizemeyen grafiker, düşünemeyen tasarımcı olmaz. Kendine grafiker diyenin okumuş olması gereken onlarca kitap, söyleşi, makale var. Behance ile hayalet işlere vay diyerek trendleri öğrenemeyiz.

İş disiplini olmayan, kafasına göre yatıp kafana göre mesaiye gelen, yaptığını anlatamayan, cümle kuramayan, sosyal ilişkileri zayıf, sokağı bilmeyen, dinlemeyi beceremeyen birinden bir halt olmaz.

Satırlar akıp gidiyor yazacak, hayıflanacak çok şey var. Çözüm basit, saygı kazanmak için bağırmaya gerek yok, saygın ol. Saygı kazanmak için paraya ihtiyacımız yok, meslek aşkına ihtiyacımız var. Basit olan en zor olandır.

MURAT ÜZÜM’ün kalemine, diline sağlık…

ETİKETLER